Gönderen Konu: araç kazalarında ilk yardım  (Okunma sayısı 348 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Serkan Yılmaz

  • GÖREVİ İHMALE GÖTÜREN MERMAMET VATANA İHANNETTİR. Mustafa K. ATATÜRK
  • 3. Vites
  • ***
  • İleti: 293
  • GÖREVİ İHMALE GÖTÜREN MERMAMET VATANA İHANNETTİR.
  • *Adı soyadı : serkan yılmaz
  • *Meslek: ASKER
  • *Yaş: 31
  • *Şehir: Bilecik
  • Araç Markası: Fiat
  • Araç Modeli: Tipo SLX
  • Araç Rengi: mavi
  • Lpg Markası : atiker
  • Model Yılı: 1999
  • Yakıt Türü: LPG
araç kazalarında ilk yardım
« : 06.Mar.2009 20:14:05 »
Bir trafik kazası ile karşı karşıya kaldığımız zaman ne yapacağız?

Trafik kazalarına kurban verdiğimiz yüzlerce kişiden pek azı olay yerinde yaşamını yitirmektedir. Yüzde 80 gibi korkunç orandaki kayıplar ise yaralının bilinçsizce araçtan çıkartılması ve karga tulumba taşınarak hastaneye götürülmesi sırasında oluşmaktadır.

Herhangi bir ilkyardım bilgisinden yoksunsanız bile, uzman ekipler gelmeden yaralıya el sürülmesini engellemeniz, emin olun onun hayatını kurtarmada çok ciddi bir rol üstlenecektir.

Dikkat: Burada verilen bilgiler çok temel ve basit işlemlerden ibarettir. Sağlıklı bir ilkyardım müdahalesinde bulunabilmek için bu eğitimi almanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Unutmayın! İlkyardım hayat kurtarır.

DİKKAT!
Soluk alıp veren ve nabız vuruşları hissedilen bir hastaya baygın olsa bile kesinlikle kalp-akciger canlandırması yapılmaz!
Kanamayı durdurun
Trafik kazasında kanamalı bir kazazede ile karşılasmanız mümkündür. Kesik ve darbe sonucu oluşan yaralanmalarda yapılacak temel eylem, kanama olan bölgeye bastırmaktır.

Steril bir gazlı bezle uygulanacak basınç, genellikle sorunu çözer. Çözemediği durumlarda ise, yaralının yardım gelene kadar kan kaybederek şoka girmesini önler. Ardından, kanamanın meydana geldiği yer, yukarı (gögüs seviyesinin üzeri) kaldırılır. Turnike tavsiye edilen bir yöntem değildir. Bu yöntem sadece kopan bir uzuv söz konusuysa denenmelidir. Turnike yapmak yerine yaranın üzerine kalın bir petle (gazlı bez sarılmış pamuk topu) ile bastırın ve elastik bir bandajla sarın. Tamponun arasında kalan boşluk kan dolaşımını sağlayacak ve kangren oluşmasını önleyecektir. Bulunduğunuz ortamda elinizin altında tıbbi malzeme yoksa, alt uzuvlarda, özellikle bacaklardakı kanamalarda uzun kollu tisort, sweat shirt gibi bir giysiyi ortada toplayıp, kollarını birbirine düğümleyerek basit, ama sonuç alabileceğiniz bir tampon malzemesi elde edersiniz.

Eğer kopan bir uzuv sözkonusuysa, kopan parçanın bulunarak hastanın en fazla dört-altı saat içinde bu parça ile birlikte bir mikrocerrahi hastanesine ulaştırılması gerekir. Kopan uzvu, serum fizyolojik ile yıkadıktan sonra steril bir torbaya koyun. Bu torbayı içi buz dolu ikinci bir torbanın içine yerleştirin. Ancak bu işlemi yaparken araya bir parça gazlı bez koymayı ihmal etmeyin.

DİKKAT
• Bunları yaparken esas olan, kopan parçayı buzların içine doğrudan koymamaktır. Bu doku tahribatına yol açar. Torbaya rağmen araya gazlı bez konmasında da amaç aynıdır. Kopan parçanın bozulmasını engellemek.

• Gerek kopan uzvu, gerek koptuğu yeri yıkayacağınız serum fizyolojiğin boşalan plastik torbası ihtiyaç duyacağınız steril torba olarak kullanılabilir.

•Kopan parçayı steril etmek için kesinlikle üzerine tentürdiyot veya benzer dezenfektan dökmeyin. Uzvun koptuğu yer (ayak, parmak, kol v.b.) serum fizyolojik ile iyice yıkanır, daha sonra yaranın üzerine gazlı bez konularak enfekte olması önlenir. (Bu işlem sırasında kesinlikle tentürdiyot ve türevlerini kullanmayın. Dokulara zarar verebilirsiniz.) Daha sonra turnike uygulayarak kanamayı durdurun.

• Şunu kesinlikle unutmayın. Her türlü yırtıkta ve benzer yaralanmalarda ilk yaklaşım yara temizliğidir. Ardından lokal baskı ve bandajla yaranın mikrop kapmasının engellenmesi gelmektedir.

Bunlar, yaygın olarak kanama durdurabilen basit çözümlerdir. İç ve dış kanamalara ve farklı yaralara, farklı müdahale şekilleri mevcuttur. Ancak bunların tespiti ve tedavisi bir eğitim sürecini gerektirmektedir.
Recovery Pozisyonu

Hastayı her iki yöne de çevirebilirsiniz. Ancak kalbin daha rahat pozisyon alabilmesi için sol tarafın yukarıya gelmesi tercih nedenidir. O nedenle sırasıyla yapacaklarınızı sol taraf yukarı gelecek şekilde anlatacağız. Ancak, hastanın bulunduğu yer, buna uygun değilse aksi tarafa da çevirebilirsiniz. Bunun için anlatılanların tersini yapacaksınız.

1) Hastanın sağ tarafına, dizleriniz ona değecek şekilde yerleşerek çökün.

2) Sizden yana olan sağ kolunu hafifçe hastanın altına doğru itin. (Ama bunu yaparken hastayı kaldırmayın.)

3) Hastanın sizden uzak kolunu (anlattığımız sıraya göre sol kol), kıvırın ve avuç içini sağ kulak altına yerleştirin. Böylelikle hem elin istemsiz hareketini önleyecek, hem de boynunu destekleyebileceksiniz..

4) Sol bacağını dizinden bükerek, ayağı sağ dizkapağı seviyesine gelene kadar geri çekin. (Eger legen kemiği kırıksa, hastanın iki bacağı birbirine bağlanmalıdır. Eğer bu imkanınız yoksa ayakkabı bağcıklarını da birbirine bağlayabilirsiniz.)

5) Hastanın üzerine eğilin, bir elinizle omuzundan, diğer elinizle de kalça gerisinden kavrayarak hareket gücünü gövdenizden alıp onu kendinize doğru yuvarlayarak çevirin. (Bu sırada dizlerinizin hastanın vücuduna yapışık olmasına dikkat edin).

6) Başını, nazikçe geri iterek rahat nefes almasını sağlayın.

7) Sağ kolunu, altından hafifçe çıkartıp rahatlatın. (Boynunu kavrayan koluna dokunmayın)

Hastayı sırtüstü bekletmek tehlikeli olabilir. Bu pozisyonu kazandırdığınız hastanın dili geri kaçamayacak, rahat soluk alabilecek, yemek borusundan gelebilecek artıkların ve kusmukların nefes borusuna kaçması
önlenebilecektir. Hasta bu pozisyonda ambulans gelene kadar rahatlıkla bekletilebilir. Ancak bu sırada nefes alıp verişini ve nabzını aralıklarla kontrol etmeyi unutmayın.

Bu harekete alışkanlık kazanabilmek için bir yakınınız veya arkadaşınızla deneyebilirsiniz.

DİKKAT:
Eğer omurilik yaralanmasından veya kırıklardan kuşkulanıyorsak, hastayı kesinlikle kıpırdatmamalı ve recovery pozisyona getirmeye çalışmamalıyız.

• Bilinci açıksa, bunu en kolay ondan el ve ayak parmaklarını oynatmasını isteyerek anlayabiliriz.
• Eğer hastanın bilinci kapalıysa, kulağından veya burnundan sümüksü bir madde akıp akmadığı kontrol edilir. Bu madde omurilik sıvısıdır ve omurilik yaralanmasının belirtisidir.
• Parmaklarımızı boynunda nazikçe gezdirerek, olağandışı bir çıkıntı veya girinti hissetmeye çalışırız.Olağandışı bir şişlik veya eziklik, boynun zarar gördüğünün işaretidir. Kuşku duyuyorsak, kendi boynumuzla karşılaştırmalıyız
Araç Yangınları

Bir araç yangını ile karşılaşabiliriz. Yangına müdahale edebilmemiz için ön koşul aracımızda bir yangın söndürücü bulundurmaktır. Bu yangın söndürücü kullandığımız araçta oluşacak bir yangın kadar, yolda karşılaşabileceğimiz bir olaya da müdahale şansını bize sağlar.

Cihazın Seçimi:
Yangın söndürücü seçiminde dikkatli davranmak zorundayız. Komple trafik kitleri arasında yer alan sprey tipi yangın söndürücüler hiçbir ise yaramayacaktır. Bu "yasak savma" türü cihazlar yerine, kuru kimyevi tozlu ve 3 kg.'lik söndürücüleri tercih etmeliyiz. Genelde bulundurulan 1 Kg.'lik mini max'lar hemen tükeneceği için yetersiz kalacaktır.

Cihazın Kullanımı:
Kara nakil araçlarında yangınlar genellikle motor bölümünde çkar. Kesinlikle kaputu açmaya kalkışmayın. Bu hareket, alevlerin bir anda oluşan hava sirkülasyonu nedeniyle büyümesine neden olur.

Bunun yerine müdahaleye, kimyasal tozu çamurluk ve tekerlek arasından (motor bölümü ile arasında siperlik yoksa) veya otomobilin altından motora doğru püskürterek kullanın.

Yangına müdahale etmeden önce araçta bulunan biri varsa, önceki bölümlerde anlatıldığı gibi dikkatli bir şekilde çıkartmalısınız. Eğer olaya müdahale eden kişi sayısı fazlaysa, bir kişi yangını söndürmekle ilgilenebilir.
Bir trafik kazası ile karşı karşıya kaldığımız takdirde yapılacak işlemler belli kurallarla sınırlanmıştır.

a) Yardım çağırın
Genellikle, trafik kazası ile karşılasan bir kişi hemen 155 veya 156 numaralı telefonlarla polise haber verir. Oysa ilk aranması gereken yer 112 Acil Ambulans'tır. Polisin ambulansı harekete geçirmesi zaman kaybına yol açar. Bu da yaşamla ölüm arasındaki süreçte ciddi bir etkendir. 112 Acil Ambulans servisinin operasyon merkezi, zaten ihbari aldıktan sonra polisi bilgilendirecektir. Öncelikle aranması gereken yer 112'dir. İhbari yaparken olayın tam olarak aktarılmasını sağlayın (Hastanın durumu, bulunduğu yer, tam olarak adres, cinsiyet, yaş, kazanın türü v.b.)

b) Ek kazalara meydan vermeyin
Bu durumda yapılacak işlemler kazazedenin olduğu kadar sizin yaşamınızı da güvence altına alacaktır.
• Trafik kazasına müdahale ederken aracınızı güvenli bir yerde durdurun ve flaşörlerinizi açın.
• Üzerinizde dikkat çekici renkte (tercihen fosforlu) bir giysi olmasına dikkat edin. Aksi halde bir trafik kazasına da siz kurban olabilirsiniz. Eğer böyle bir giysi sözkonusu değilse, atletinizi çıkartıp giysinizin üzerine giyin. Ama en iyisi böyle dikat çekici yelek veya ceket benzeri bir giysiyi bagajınızda bulundurun.
• Trafik uyarı işaretlerini koyun veya zaman kazanmak için birisinden bu konuda size yardım etmesini isteyin. Yine aynı dikkat çekici giysiye sahip birine, belli bir mesafede trafikteki araçları uyarmasını söyleyin.

c) Durumu değerlendirin
Bir kaza ile karşılaştığınız anda yapılacak ilk hareket durumu değerlendirmek, kazazedeye boyunluk takmak ve yangın söz konusu değilse, onu kıpırdatmamaktır. devamı
Solunumun devamını sağlamak için

Solunum yollarının devamlılığını sağlamak için öncelikle ağız ve burunda yabancı bir cismin olup olmadığını kontrol edin. Eğer tıkayan bir nesne görürseniz, parmaklarınızı kollayarak bu cisimi çıkartın. Mümkünse bu kontrolü bir kalemle yapın, zira bilinci bulanık hasta parmaklarınızı ısırabilir.
Boyunluk yoksa, bunları yaparken hastanın ensesini desteklemelisiniz. Ayakkabılarını, bir tişörtü, içi havayla şişirilmiş bir torbayı hastanın ense boşluğunu desteklemek için kullanabilirsiniz.
Bu arada parmaklarınızı gezdirerek boyundaki olası bir hasarı hissetmeye çalışın. Bir hastanın vücudundaki bir anormalliğin ayrımını en iyi şekilde, sağlıklı olan kendi vücudunuzla karşılaştırarak yapabilirsiniz.

Buraya kadar anlatılanlar gözünüzü korkutmasın. Üzerinde çalıştığınız takdirde, tüm kontrolleri 10-12 saniyede bitirebilmeniz mümkündür.

Tüm tesbitler negatif. Dört duyumuzun yardımıyla yaptığımız tüm gözlemlerde hayat belirtisi almadık. Yani sözlü uyarı cevapsız kaldı, nabız yok, kalp vuruşu yok, soluk alıp verme yok, gözbebekleri hareketsiz veya belli belirsiz bir kıpırtı var. Kazazedenin vücudu sıcak, ancak, ağrı uyarısına tepki gelmiyor, nefes kokusu yok, göğüs kafesi kıpırdamıyor, dudak içlerinde morarma başladı. Bu durumda hasta tıbben ölüdür. Hiç vakit geçirmeden akciğer-kalp canlandırmasına (kalp masajı ve suni solunum) başlamak gereklidir.

ÇOK ÖNEMLİ:
Eğer kalp-akciğer canlandırması, diğer bir deyimle suni solunum ve kalp masajı konusunda gerekli ilkyardım eğitimine ve becerisine sahip değilseniz, burada göreviniz sona ermektedir. Ancak o ana kadar edindiğiniz bulgular, gelecek ambulansın içindeki tıp görevlilerine zaman kazandıracak ve yaralının yaşama şansını yükseltecektir.

DİKKAT! Soluk alıp veren ve nabız vuruşları hissedilen bir hastaya baygın olsa bile kesinlikle kalp-akciğer canlandırması yapılmaz! Bir kez daha altını çizerek vurgulamakta yarar görüyoruz: Kaza mahalinde kontrolu ele almanız ön koşul. Çünkü yurdumuzda maalesef travmatik vakalarda ve özellikle trafik kazalarında hastaların büyük çoğunluğu olay yerinde değil, bilinçsiz taşıma sonucu hastaneye kaldırılırken yaşamını kaybetmektedir. Asıl müdahale etmeniz gereken nokta, hastanın kıpırdatılmasına engel olmaktadır. ARKADAŞLAR BU KONUYU WWW.BİGLOOK.COM SİTESİNDEN ALMIŞTIM. Bilgilerinize

Çevrimdışı Alper Aksoy

  • N O S
  • ******
  • İleti: 2767
    • action cat - 1999 TİPO 2.0 16v / ATEŞ KIRMIZI
  • *Adı soyadı : alper
  • *Meslek: ticari pazarlama ve satış temsilcisi
  • *Yaş: 31
  • *Şehir: adana
  • Araç Markası: Fiat
  • Araç Modeli: Tipo 2.0 16v
  • Araç Rengi: ateş kırmızı
  • Model Yılı: 1999
  • Yakıt Türü: Benzin
Ynt: araç kazalarında ilk yardım
« Yanıtla #1 : 06.Mar.2009 20:16:55 »
 :bravo: :bravo: :tebrik: :bayrak2:
::KENDİ GİTTİ NAMI KALDI